Ferdinand Tönnies: Cemaat ve Cemiyet Ayrımı Nedir?

Doğduğunuz köyde herkes sizi adınızla tanır. Büyük bir şehirde ise her gün yüzlerce kişiyle karşılaşır ama çoğunun adını bile bilmezsiniz. Alman sosyolog Ferdinand Tönnies, bu farkı ilk kez sistemli biçimde açıklayan düşünürlerden biridir. Ona göre insanlar iki farklı biçimde bir araya gelir: yakınlığa dayanan cemaat ve çıkara dayanan cemiyet. Cemaat ve cemiyet ayrımı, 1887’de yayımlanan Gemeinschaft und Gesellschaft adlı kitabında ortaya çıktı. Aradan bir asırdan fazla zaman geçmesine rağmen bu ayrım, bugün mahallemizi, iş yerimizi ve hatta sosyal medyayı anlamamıza hâlâ yardımcı oluyor.

Ferdinand Tönnies Kimdir?

Tönnies’in fikirlerini anlamak için önce onun yetiştiği ortama bakmak gerekir. Çünkü bu iki kavram, büyük ölçüde onun kendi hayatında gözlemlediği bir dönüşümden doğdu.

Bir Çiftçi Ailesinden Sosyolojinin Kuruculuğuna

Tönnies, 26 Temmuz 1855’te Schleswig bölgesindeki Oldenswort köyü yakınlarında doğdu. Burası o dönemde Danimarka’ya bağlıydı, ancak Tönnies çocukken Almanya’ya katıldı. Ailesi bölgenin köklü ve varlıklı çiftçi ailelerinden biriydi. Dolayısıyla Tönnies, geleneksel kırsal hayatı yakından tanıyarak büyüdü.

Gençliğinde felsefe ve klasik dil bilimi okudu. 1877’de Tübingen Üniversitesinde doktorasını tamamladı. Ardından Kiel Üniversitesinde ders vermeye başladı ve hayatının büyük bölümünü bu şehirde geçirdi. Ayrıca İngiliz düşünür Thomas Hobbes üzerine yaptığı çalışmalarla da tanındı. Hobbes’un yayımlanmamış bazı el yazmalarını ilk kez basan kişi oydu.

Siyasi Duruşu ve Son Yılları

Tönnies, Alman Sosyoloji Derneği’nin kurucuları arasında yer aldı ve uzun yıllar derneğin başkanlığını yaptı. Max Weber ve Georg Simmel gibi isimler de bu derneğin üyeleriydi. Öte yandan Tönnies, Nazi hareketini açıkça eleştirdi ve Sosyal Demokrat Parti’yi destekledi. Bu nedenle 1933’te Naziler tarafından üniversitedeki görevinden uzaklaştırıldı. Üç yıl sonra, 9 Nisan 1936’da Kiel’de hayatını kaybetti.

Cemaat ve Cemiyet Kavramları Ne Anlama Gelir?

Tönnies’in kuramının merkezinde insan iradesi yer alır. Ona göre insanların kurduğu her ilişki, ya içten gelen bir bağlılıktan ya da hesaplı bir tercihten doğar. Türkçede bu iki kavram genellikle “cemaat” ve “cemiyet” olarak çevrilir. Bazı kaynaklarda “topluluk” ve “toplum” karşılıkları da kullanılır.

Cemaat (Gemeinschaft): Kendiliğinden Doğan Bağlar

Cemaat, insanların birbirine doğal bir yakınlıkla bağlandığı ilişki biçimidir. Bu bağlar hesap yapılarak kurulmaz. Örneğin bir annenin çocuğunu sevmesi ya da iki çocukluk arkadaşının yıllarca birbirini kollaması bu türden bir ilişkidir.

Tönnies cemaati üç temel bağa ayırır:

  • Kan bağı: Aile ve akrabalık ilişkileri.
  • Yer bağı: Aynı köyde ya da mahallede yaşamaktan doğan komşuluk.
  • Zihin bağı: Ortak inanç, değer ve dostluklardan doğan yakınlık.

Cemaatte kurallar çoğunlukla yazılı değildir. İnsanlar gelenek, görenek ve ahlak anlayışıyla birbirine bağlıdır. Bu nedenle bir köyde kimin neyi ne zaman yapacağı, çoğu zaman kimse söylemeden bilinir.

Cemiyet (Gesellschaft): Çıkara Dayanan İlişkiler

Cemiyet ise insanların belirli bir amaca ulaşmak için bir araya geldiği ilişki biçimidir. Burada asıl belirleyici olan duygu değil, karşılıklı çıkardır. Örneğin bir markette kasiyerle aranızdaki ilişki, alışveriş bittiğinde sona erer.

Cemiyette insanlar birbirine yakın yaşasa bile özünde ayrı kalır. Tönnies’e göre cemaatte insanlar her türlü ayrılığa rağmen birbirine bağlıdır. Cemiyette ise her türlü yakınlığa rağmen birbirinden ayrıdır. Bu yüzden cemiyeti bir arada tutan şey gelenek değil; sözleşmeler, yasalar ve resmî kurallardır. Bir şirket, bir banka ya da modern devlet, cemiyetin tipik örnekleridir.

Öz İrade ve Seçimli İrade

Tönnies, bu iki ilişki biçimini insan iradesinin iki farklı türüne dayandırır. Bu ayrım, kuramın belki de en özgün yanıdır.

İçten Gelen İrade: Öz İrade

Öz irade (Almanca Wesenwille), insanın doğasından, alışkanlıklarından ve duygularından kaynaklanan istektir. Kişi bir şeyi, sonucunu hesapladığı için değil, öyle hissettiği için yapar. Örneğin köyde hasta komşunun tarlasını onun yerine sürmek böyle bir davranıştır. Cemaat, bu iradenin ürünüdür.

Hesaplı İrade: Seçimli İrade

Seçimli irade (Almanca Kürwille) ise düşünülmüş, amaca yönelik ve hesaplı istektir. Burada kişi önce kâr ve zararı tartar, sonra karar verir. Örneğin bir iş sözleşmesi imzalamak ya da en ucuz sigorta paketini seçmek bu iradeyle yapılır. Tönnies bu fikri kısmen Hobbes’tan esinlenerek geliştirdi. Cemiyet de bu iradenin ürünüdür.

Cemaat ve Cemiyet Arasındaki Temel Farklar

İki kavramı yan yana koyunca aradaki farklar daha net görünür. Aşağıdaki tablo bu farkları özetliyor.

ÖzellikCemaat (Gemeinschaft)Cemiyet (Gesellschaft)
Dayandığı iradeÖz iradeSeçimli irade
İlişkinin temeliDuygu, yakınlık, gelenekÇıkar, hesap, sözleşme
KurallarYazısız gelenek ve görenekYazılı yasa ve sözleşme
Tipik örnekAile, köy, mahalleŞirket, büyük şehir, devlet
Birey ile grupGrup ön plandadırBirey ön plandadır

Hukuk alanındaki dönüşüm de bu farkı açıkça gösterir. Tönnies’e göre cemaatten cemiyete geçerken toplumu düzenleyen kurallar da değişir. Örf ve adetin yerini giderek sözleşmeler ve kanunlar alır.

Cemaatten Cemiyete Geçiş Nasıl Yaşandı?

Tönnies, bu iki kavramı yalnızca tanımlamakla kalmadı. Aynı zamanda tarihte cemaatten cemiyete doğru bir kayma olduğunu öne sürdü.

Sanayileşme ve Kentleşmenin Rolü

Tönnies kitabını yazdığında Almanya hızla sanayileşiyordu. Köylerden şehirlere göç artıyor, fabrikalar büyüyor, ticaret yaygınlaşıyordu. Tönnies’e göre bu dönüşüm, insan ilişkilerinin niteliğini de değiştirdi. Akrabalık ve komşuluk bağlarının yerini giderek iş ilişkileri aldı. Ayrıca ona göre tüccar ve sermaye sahipleri, cemiyetin doğal yöneticileri hâline geldi.

Ancak bu değişimi tek bir nedene bağlamak doğru olmaz. Sanayileşme, kentleşme, ticaretin büyümesi ve modern devletin güçlenmesi bu süreçte birlikte etkili oldu. Tönnies’in vurguladığı da tek bir etken değil, bu etkenlerin insan iradesi üzerindeki toplam etkisiydi.

Tönnies Geçmişe Özlem mi Duyuyordu?

Tönnies çoğu zaman köy hayatını yücelten, kenti ise kötüleyen bir düşünür olarak anlatılır. Oysa bu yorum eksiktir. O, cemaat ve cemiyeti gerçek toplumların birebir resmi olarak değil, birer ideal tip olarak kullandı. İdeal tip, gerçeği anlamak için kullanılan saf ve basitleştirilmiş bir modeldir. Dolayısıyla hiçbir toplum tamamen cemaat ya da tamamen cemiyet değildir. Her toplumda iki ilişki biçimi farklı oranlarda bir arada bulunur. Nitekim Tönnies, her toplumsal örgütlenmede iki iradenin de izlerini görmüştür.

Günümüzden Cemaat ve Cemiyet Örnekleri

Tönnies’in ayrımı, bugünkü hayatımızda da kolayca gözlenebilir. Özellikle hızlı kentleşme yaşayan Türkiye, bu açıdan zengin örnekler sunar.

Anadolu Köyünden Büyükşehir Sitesine

Bir Anadolu köyünde düğün, cenaze ya da hasat zamanı bütün köy seferber olur. İmece geleneği, cemaatin canlı bir örneğidir. Bu yardımlaşma için kimse sözleşme imzalamaz.

Öte yandan büyükşehirde bir sitede yaşayan biri için durum farklıdır. Aidatlar, site yönetim planı ve kat malikleri toplantısı ilişkileri düzenler. Komşuların birbirini tanımaması da şaşırtıcı değildir. Bu tablo, cemiyetin gündelik hayattaki görünümüdür.

Kentte Yeniden Kurulan Cemaatler

Bununla birlikte kent hayatı, cemaat bağlarını tamamen yok etmez. Örneğin büyük şehirlerdeki hemşehri dernekleri, göç eden insanların köydeki dayanışmayı kentte yeniden kurma çabasıdır. Benzer şekilde mahalle bakkalı, müşterisini tanıyan ve gerektiğinde veresiye veren bir esnaf olarak cemaat özelliklerini sürdürür. Aynı mahalledeki zincir market ise cemiyet mantığıyla çalışır. Kısacası kentte yaşayan biri, gün içinde bu iki dünya arasında defalarca gidip gelir.

Tönnies’in Sosyolojiye Etkisi

Tönnies’in ayrımı, sonraki pek çok düşünürü etkiledi. Fransız sosyolog Émile Durkheim, benzer bir dönüşümü “mekanik dayanışma” ve “organik dayanışma” kavramlarıyla açıkladı. Ancak Durkheim, modern toplumu Tönnies’e göre daha olumlu değerlendirdi. Ayrıca Max Weber’in toplumsal ilişkiler üzerine çalışmaları da bu tartışmadan izler taşır.

Kent sosyolojisi ve kırsal sosyoloji, köy ile kent arasındaki farkları incelerken hâlâ bu kavramlara başvurur. Bugün “komşuluğun kaybolması”, “yalnızlaşan kent insanı” ya da “çevrim içi topluluklar” üzerine yapılan tartışmalar da büyük ölçüde Tönnies’in açtığı yoldan ilerler. Tönnies hakkında daha ayrıntılı bilgi için Encyclopaedia Britannica’daki Tönnies maddesine ve Alman Tarih Enstitüsü’nün hazırladığı German History in Documents and Images arşivindeki tanıtıma göz atabilirsiniz.

Sözün Kısası

Ferdinand Tönnies, insanların bir araya gelme biçimlerini iki temel türe ayırdı. Cemaatte insanlar duygu, gelenek ve yakınlıkla bağlıdır. Cemiyette ise ilişkileri çıkar, hesap ve sözleşme belirler.

Cemaat ve cemiyet, gerçek toplumların birebir kopyası değil, onları anlamak için kullanılan modellerdir. Her toplumda ikisi de bir arada bulunur. Sanayileşme ve kentleşmeyle birlikte ağırlık cemiyete kaymış olsa da cemaat bağları kentte de yeni biçimlerde yaşamaya devam eder.

Sık Sorulan Sorular

Cemaat ve cemiyet arasındaki temel fark nedir?

Cemaat, duygu ve yakınlığa dayanan doğal ilişkilerdir. Cemiyet ise çıkar ve sözleşmeye dayanan hesaplı ilişkilerdir.

Tönnies cemaat ve cemiyet kavramlarını hangi eserinde açıkladı?

Bu kavramları 1887’de yayımlanan Gemeinschaft und Gesellschaft adlı kitabında açıkladı.

Öz irade ve seçimli irade ne demektir?

Öz irade, insanın doğasından ve duygularından gelen istektir. Seçimli irade ise kâr ve zarar hesabına dayanan, amaca yönelik istektir.

Cemaatin üç temel bağı nelerdir?

Tönnies’e göre cemaat kan bağına, yer bağına ve zihin bağına dayanır. Bunlar aile, komşuluk ve ortak değerlerle kurulan dostluklardır.

Tönnies köy hayatını mı savunuyordu?

Hayır, en azından bu kadar basit değil. O, cemaat ve cemiyeti ideal tip olarak kullandı ve her toplumda ikisinin bir arada bulunduğunu kabul etti.

Günümüzde cemaat örnekleri var mı?

Evet. Aile, köydeki imece geleneği, mahalle bakkalı ve kentteki hemşehri dernekleri cemaat özellikleri taşır.

Tönnies neden üniversiteden uzaklaştırıldı?

Nazi hareketini eleştirdiği ve Sosyal Demokrat Parti’yi desteklediği için 1933’te görevinden uzaklaştırıldı.

Yorum yapın

Kamil Uğraş Türkoğlu sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin