Bir şehrin havasının kirli olduğunu görebilir, bir akarsudaki kirliliği fark edebiliriz. Gürültü kirliliği ise çoğu zaman görünmez. Buna rağmen insanların yaşam kalitesini, sağlığını, çalışma ortamını ve kentlerdeki yaşam biçimini önemli ölçüde etkileyebilir.
Yoğun trafik, uçaklar, trenler, inşaatlar, sanayi tesisleri, makineler ve yüksek sesli eğlence faaliyetleri özellikle büyük kentlerde sürekli bir ses ortamı oluşturur. Dünya Sağlık Örgütü de çevresel gürültüyü yalnızca rahatsızlık veren bir unsur değil, insan sağlığı açısından önemli bir çevresel risk olarak değerlendiriyor.
Peki her yüksek ses gürültü kirliliği midir? Gürültü neden özellikle şehirlerde yoğunlaşır ve bu sorunu azaltmak için neler yapılabilir?
Gürültü Kirliliği Nedir?
Gürültü kirliliği, insanların veya diğer canlıların yaşamını olumsuz etkileyen istenmeyen, rahatsız edici ya da zararlı çevresel seslerin oluşturduğu kirlilik türüdür.
Burada yalnızca sesin yüksekliği önemli değildir.
Gürültünün;
- ne kadar yüksek olduğu,
- ne kadar sürdüğü,
- hangi saatlerde meydana geldiği,
- ne kadar sık tekrarlandığı
- ve insanların bu sese ne kadar süre maruz kaldığı
da önem taşır.
Bu nedenle kısa süreli yüksek bir ses ile gece boyunca devam eden trafik gürültüsünün etkisi aynı değildir.
Ses ile Gürültü Arasındaki Fark Nedir?
Her ses gürültü değildir.
Kuş sesi, konuşma veya müzik de fiziksel olarak sestir. Bir sesin gürültü olarak değerlendirilmesinde sesin niteliğinin yanı sıra bulunduğu ortam ve insanlar üzerindeki etkisi önemlidir.
Örneğin gündüz kalabalık bir meydanda normal kabul edilebilecek bir ses düzeyi, gece bir yerleşim alanında ciddi rahatsızlık oluşturabilir.
Dolayısıyla gürültü yalnızca “çok yüksek ses” anlamına gelmez.
Gürültünün Şiddeti Nasıl Ölçülür?
Ses düzeyi genellikle desibel (dB) ile ifade edilir.
Desibel ölçeğinin önemli bir özelliği doğrusal olmamasıdır. Bu nedenle desibel değerindeki küçük görünen bir artış, ses enerjisinde çok daha büyük bir değişime karşılık gelebilir.
Çevresel gürültü değerlendirmelerinde ayrıca sesin yalnızca anlık yüksekliği değil, belirli bir zaman içerisindeki ortalama maruziyet de dikkate alınır.
Bu nedenle “şu desibelin üzerindeki bütün sesler gürültü kirliliğidir” şeklinde tek bir sınır vermek doğru değildir. Sağlık temelli öneriler trafik, demir yolu, hava yolu, eğlence gürültüsü gibi kaynaklara ve maruz kalma süresine göre farklılaşır.
Gürültü Kirliliğinin Başlıca Kaynakları
Modern şehirlerde gürültü çok farklı kaynaklardan ortaya çıkabilir.
Kara Yolu Trafiği
Otomobiller, motosikletler, otobüsler ve ağır taşıtlar şehirlerdeki en yaygın sürekli gürültü kaynakları arasındadır.
Motor sesi, lastiklerin yol yüzeyiyle teması, frenleme ve gereksiz korna kullanımı özellikle yoğun ulaşım koridorlarında ses düzeyini artırır.
WHO da karayolu trafiğini çevresel gürültünün en önemli kaynaklarından biri olarak değerlendiriyor.
Demir Yolları ve Hava Ulaşımı
Demir yollarının çevresi ile havaalanlarının yaklaşma ve kalkış koridorlarında gürültü daha geniş alanları etkileyebilir.
Özellikle hava yolu gürültüsünde sesin kısa süreli ancak yüksek düzeylere çıkması çevredeki yerleşmeler açısından önemli olabilir.
İnşaat Faaliyetleri
Kazı makineleri, kırıcılar, beton makineleri ve ağır araçlar özellikle hızlı büyüyen kentlerde geçici fakat yoğun gürültü kaynakları oluşturur.
Sanayi
Fabrikalar, atölyeler, jeneratörler, havalandırma sistemleri ve ağır makineler çevresindeki alanlarda sürekli veya aralıklı gürültü meydana getirebilir.
Eğlence ve Müzik
Konserler, gece kulüpleri, düğün salonları, açık hava etkinlikleri ve yüksek sesli müzik yayınları özellikle yerleşim alanlarıyla iç içe olduklarında çevresel sorun oluşturabilir.
Türkiye’deki Çevresel Gürültü Kontrol Yönetmeliği de ulaşım, endüstriyel faaliyetler, inşaat ve müzik yayını gibi kaynakları çevresel gürültü yönetimi kapsamında ele alıyor.
Gürültü Kirliliği Neden Şehirlerde Daha Fazladır?
Gürültü kirliliği aynı zamanda bir şehir coğrafyası problemidir.
Büyük kentlerde nüfus, ulaşım, sanayi, inşaat ve hizmet faaliyetleri aynı alanda yoğunlaşır.
Bir ana yolun hemen yanında konutların bulunması, havaalanının zamanla genişleyen kentin içinde kalması veya eğlence alanlarıyla yerleşim alanlarının birbirine yaklaşması gürültüye maruz kalan nüfusun artmasına neden olabilir.
Bu nedenle gürültünün dağılışı tesadüfi değildir.
Şehir içindeki;
ulaşım ağı + arazi kullanımı + nüfus yoğunluğu + sanayi alanları + yapılaşma biçimi
gürültünün mekânsal dağılışını belirler.
Gürültü Haritası Nedir?
Gürültü haritaları belirli bir alandaki çevresel gürültünün dağılışını ve insanların hangi düzeylerde gürültüye maruz kaldığını değerlendirmek amacıyla hazırlanır.
Böylece özellikle yüksek gürültüye maruz kalan alanlar belirlenebilir ve şehir planlamasında öncelikli müdahale bölgeleri ortaya çıkarılabilir.
Türkiye’de ilgili mevzuat kapsamında gürültü haritaları ve bunlara dayanan gürültü eylem planları çevresel gürültü yönetiminin araçları arasında yer alıyor.
Gürültü Kirliliğinin Sağlık Üzerindeki Etkileri
Gürültü bazen yalnızca “rahatsız edici bir ses” olarak görülür. Oysa uzun süreli çevresel gürültü maruziyetinin etkileri bunun ötesine geçebilir.
WHO, aşırı veya uzun süreli gürültüyü;
- uyku bozuklukları,
- rahatsızlık ve stres,
- işitme sorunları,
- bilişsel performanstaki olumsuz etkiler
- ve kalp-damar sistemi üzerindeki risklerle
ilişkilendiriyor.
Uyku Üzerindeki Etkisi
Gece meydana gelen gürültü kişinin tamamen uyanmasına yol açmasa bile uyku düzenini ve uyku kalitesini bozabilir.
Uzun süre devam eden uyku sorunları ise gündüz yorgunluğu, dikkat dağınıklığı ve yaşam kalitesinin azalmasıyla sonuçlanabilir.
Kalp ve Damar Sağlığı
Uzun süreli çevresel gürültü maruziyeti vücudun stres tepkilerini etkileyebilir. WHO değerlendirmeleri, çevresel gürültü ile hipertansiyon ve iskemik kalp hastalığı gibi sağlık sonuçları arasında ilişki bulunduğunu gösteriyor.
Çocuklar ve Öğrenme
Sürekli gürültü yalnızca yetişkinleri etkilemez.
Özellikle okul ve öğrenme ortamlarında yüksek çevresel gürültü çocukların dikkatini, okuduğunu anlama becerisini ve bilişsel performansını olumsuz etkileyebilir.
Gürültü Kirliliği Sadece İnsanları mı Etkiler?
Hayır.
Gürültü doğal yaşam alanlarına ulaştığında hayvanların iletişim, beslenme ve çevreyi algılama biçimlerini de etkileyebilir.
Özellikle ulaşım koridorları, yoğun turizm alanları ve sanayi bölgeleri doğal ortamlarla iç içe geçtiğinde insan kaynaklı sesler ekosistemlerin doğal ses ortamını değiştirebilir.
Bu nedenle gürültü kirliliği yalnızca kent sakinlerinin konfor sorunu olarak değerlendirilmemelidir.

Gürültü Kirliliği Nasıl Azaltılabilir?
Gürültüyü azaltmanın en etkili yolu çoğu zaman sesi ortaya çıktıktan sonra engellemeye çalışmak değil, kaynağında azaltmaktır.
Trafikte
- Toplu taşımanın geliştirilmesi
- Gereksiz korna kullanımının azaltılması
- Yoğun trafik akışının yerleşim alanlarından uzaklaştırılması
- Daha düşük gürültü üreten yol yüzeylerinin kullanılması
- Araç hızlarının uygun şekilde düzenlenmesi
etkili olabilir.
Yapı ve Mimari Tasarımda
Binaların trafik yollarına göre konumlandırılması, uygun cephe ve pencere sistemlerinin kullanılması ve yapıların akustik özelliklerinin geliştirilmesi iç mekâna ulaşan gürültüyü azaltabilir.
Sanayi ve İşletmelerde
Gürültü üreten makinelerin yalıtılması, düzenli bakımlarının yapılması ve uygun teknolojilerin kullanılması kaynağında kontrol sağlayabilir.
Ses Bariyerleri
Özellikle otoyol ve demir yolu gibi çizgisel kaynakların çevresinde kullanılan ses bariyerleri belirli koşullarda çevredeki yerleşmelere ulaşan gürültünün azaltılmasına yardımcı olabilir.
Yeşil Alanlar Gürültüyü Tamamen Keser mi?
Parklar, ağaçlandırılmış alanlar ve yeşil koridorlar kent yaşamının kalitesini artırır. Ancak birkaç sıra ağacın tek başına güçlü bir gürültü bariyeri gibi davranacağını düşünmek doğru değildir.
Gürültü azaltımında;
- mesafe,
- arazi şekli,
- fiziksel engeller,
- yapıların konumu
- ve kaynağın niteliği
birlikte değerlendirilmelidir.
Yeşil alanların önemli katkılarından biri de insanların yoğun trafikten uzaklaşabileceği daha sakin kentsel alanlar oluşturmasıdır.
Türkiye’de Gürültü Kirliliğinin Kontrolü
Türkiye’de çevresel gürültü yönetiminin temel düzenlemelerinden biri 30 Kasım 2022 tarihli Çevresel Gürültü Kontrol Yönetmeliğidir.
Yönetmeliğin amacı çevresel gürültünün insan ve çevre üzerindeki olumsuz etkilerinin önlenmesi; gürültü haritalarının ve eylem planlarının hazırlanması ve gürültü azaltma tedbirlerinin uygulanmasıdır. Düzenleme endüstri, ulaşım, inşaat, müzik yayını ve işyerleri gibi çeşitli çevresel gürültü kaynaklarını kapsar.
Bunun yanında Türk Ceza Kanunu’nun 183. maddesinde, ilgili yükümlülüklere aykırı olarak başka bir kişinin sağlığına zarar vermeye elverişli şekilde gürültüye neden olma ayrıca düzenlenmiştir.
Gürültü Kirliliğinde Asıl Çözüm Şehir Planlaması mı?
Önemli ölçüde evet.
Bir otoyol yapıldıktan sonra çevresine bariyer yerleştirmek mümkündür. Ancak konut alanları, ulaşım koridorları, sanayi bölgeleri ve eğlence alanları daha baştan doğru planlanırsa sorun çok daha az ortaya çıkar.
Bu nedenle gürültü yönetimi;
şehir planlaması → ulaşım planlaması → yapı tasarımı → kaynak kontrolü → denetim
şeklinde bütüncül düşünülmelidir.
WHO da kent ve ulaşım planlamasında gürültünün bir sağlık riski olarak dikkate alınmasını ve daha sakin kentsel alanların oluşturulmasını öneriyor.
Sözün Kısası
Gürültü kirliliği görünmediği için diğer çevre sorunlarından daha önemsiz değildir.
Trafik, ulaşım, sanayi, inşaat ve yoğun kent yaşamı şehirlerin ses ortamını sürekli değiştirir. Uzun süreli ve aşırı gürültü ise insanların uyku düzeninden kalp-damar sağlığına, çocukların öğrenme ortamından genel yaşam kalitesine kadar birçok alanı etkileyebilir.
Sorunun çözümü yalnızca insanların “daha sessiz olması” değildir.
Daha iyi ulaşım, doğru şehir planlaması, uygun yapı tasarımı, gürültünün kaynağında azaltılması ve etkili çevre yönetimi birlikte gereklidir.
Sessiz bir kent tamamen sessiz bir kent değildir.
İnsanların ihtiyaç duymadığı gürültüye gereksiz yere maruz kalmadığı kenttir.
Sıkça Sorulan Sorular
Gürültü kirliliği nedir?
İnsanların yaşamını ve sağlığını olumsuz etkileyebilecek istenmeyen çevresel seslerin oluşturduğu kirlilik türüdür.
Gürültü hangi birimle ölçülür?
Ses düzeyi genellikle desibel (dB) ile ifade edilir. Çevresel değerlendirmelerde maruz kalma süresi ve gürültünün kaynağı da hesaba katılır.
Gürültü kirliliğinin en önemli kaynağı nedir?
Kaynak bulunduğu yere göre değişir ancak özellikle kentlerde kara yolu trafiği başlıca çevresel gürültü kaynakları arasında yer alır.
Gürültü sadece işitmeye mi zarar verir?
Hayır. Uzun süreli aşırı gürültü uyku bozuklukları, stres, bilişsel etkiler ve kalp-damar sağlığıyla ilişkili riskler de oluşturabilir.
Gürültü haritası ne işe yarar?
Bir bölgedeki çevresel gürültünün dağılışını ve nüfusun maruziyetini değerlendirmek, sorunlu bölgeleri belirlemek ve eylem planları hazırlamak amacıyla kullanılır.
Ağaçlar gürültüyü tamamen engeller mi?
Hayır. Yeşil alanlar yaşam kalitesini artırabilir ancak etkili gürültü kontrolünde mesafe, arazi, fiziksel bariyerler, bina tasarımı ve kaynağın azaltılması birlikte değerlendirilmelidir.
Türkiye’de gürültü kirliliğiyle ilgili yönetmelik var mı?
Evet. Çevresel Gürültü Kontrol Yönetmeliği 30 Kasım 2022’de yayımlanmıştır ve çevresel gürültünün yönetimi, haritalanması ve azaltılmasına ilişkin esasları düzenler.